Bölgedeki okullara idareci olarak atanan yeni mezun stajyer
öğretmenlerin aynı zamanda müdür yetkili olmalarından dolayı
kurumun gelişmesine hiçbir katkıları bulunmamaktadır. Bu
öğretmenler zaten stajyer olduklarından bırakın idareciliği öğretmenlik
tecrübesi bile yoktur. Çünkü bu alanda bilgi ve deneyim eksikliği
yaşamaktadırlar. Kurumlara idareci olarak atanacakların belli bir
tecrübe ve bilgi donanımına sahip olmaları göz önün de
bulundurularak atamaları yapılıp bu duruma son verilecektir.
Bölgedeki birçok okulda fiziki donanım olarak sosyal, kültürel ve
sportif faaliyetlerin gerçekleşmesine olanak sağlayacak imkanlar
verilecektir. (Örneğin tiyatro salonu, spor salonu veya sahası, spor
araç gereçleri, kütüphane, laboratuvar, bilgi teknoloji sınıfı vb.) Bu da
iyi bir yönetim ve eğitim planlamasına ortam hazırlayarak, idareci ve
öğretmenleri başarıya ulaşmasını kaçınılmaz kılacaktır.

Son zamanlarda öğretmenlerin ve idarecilerin gerek mevzuattaki
değişikliklerle gerek kurumun tam olarak öğretmenine
sahiplenmemesinden kaynaklı gerekse basın yayın organları yoluyla
öğretmenlerin ağır baskı altında bulunması yüzünden öğrenci
üzerinde yeterli söz hakkına sahip olamamaktadır. Yapılacak
değişikliklerle öğretmenin toplum içinde gerekli itibarının yeniden tesis
edilmesi öğrenci eğitimi üzerinde büyük etkiye sahip olacaktır.
Okullardaki memur ve hizmetlinin bulunmayışı öğretmenlerin ve
idarecilerin zaten ağır olan yükünü daha da ağırlaştırmaktadır. Çünkü
temizlik, bakım onarım gibi her türlü işi yapmak öğretmenin ve
idarecinin görevi haline gelmiştir. Bu durumdan bir an önce
vazgeçilecek ve gerekli önlemlerin alınması ve hizmetli-memur
atamalarının ihtiyaç kadar yapılması derhâl sağlanacaktır.
Bölgeye gelen öğretmen ve idareciler özellikle ilçelerde ortalama
2-4 yıl süreyle görev yapmaktadır. Bu süre bir okulun gelişiminin
sağlanması için oldukça yetersiz bir süredir. Bölgeye atanan
öğretmen ve idareciler bırakın orada uzun süre kalıp eğitimi ve ortamı
düzene sokmayı bir an önce bölgeden kurtulup büyük şehirlere gitme
derdindedir. Bunun önlenmesi içinde bölgeye atanan bir öğretmen
veya idarecinin en az orada 4 yıl kalma şartı getirilecek ve Ayrıca 4 yıl
şartı koyulan öğretmen ve idarecileri orada bulunmaya teşvik edecek
gerekli sosyal, ekonomik ve kültürel önlemler alınacaktır.

Öğretmen ve idarecilerin eğitim yönetim planlamasının dışında
her türlü kurumun memuruymuş gibi tüm işlerine yönlendirilmesi,
öğretmenlerin enerjisini tüketmektedir. Eğitimcilere verilen bu ağır iş
yükünün acilen kaldırılmasına ve asli görevlerini yapmasına önem
verilecektir. Bakanlığın müfredat programlarının köy okullarında
uygulanabilirliğinin olmaması ve velilerin beklentileriyle uyuşmadığı
görülmektedir. Bunun giderilmesi için köy okullarında özellikle
uygulama alanları oluşturulacaktır. Bunun hayata geçirilmesinde
yeterli bilgi ve donanıma sahip öğretmen ve idareciler
görevlendirilecektir.
Maddi imkânı az olan öğrenciler arasında sınav stresinin
olmayışı rekabet ortamı da yaratmamaktadır. Bu yüzden yöneticiler
planlamalar yapıp, diğer okulların öğretmen ve öğrenci arası rekabet
ortamını oluşturmak için bilgi, kültür yarışmaları ve ödüllendirmeler
düzenleyerek motivasyonu sağlaması adına olanaklar sunulacaktır.
Ülkemizde bulunan idareci ve öğretmenler büyük bir denetim
baskısı yaşamakta ve senede bir kez yapılan müfettiş denetim ve
ziyaretleri öğretmene ve idareciye büyük stres yaşatmaktadır. Bu
baskı ve stresin kaldırılması adına müfettişler ve kurum yöneticileri
denetimden çok rehberlik etmeye özen göstermeleri sağlanacaktır.

İl ve ilçelere atanan yöneticilerin sık sık görev yerlerini
değiştirmesi, o bölgede uzun vadede yapılacak çalışmaları
engellemekte ve kalıcı eğitim politikaları ve planlamaları
üretememektedir. Bunun önüne geçmek için yönetici olarak
atananlara da aynı öğretmenler gibi en az 5 yıl görev zorunluluğu
getirilecektir. Okul idarecilerinin atama ve yer değiştirme süre
zorunluluğu kriterleri kurum yöneticilerine de aynen uygulanacaktır.