Bir ekonomik modelin başarısı, o ülkede yaşayan insanların
refah düzeyinin yüksekliği ile değerlendirilir. Dolayısı ile ülkede
yaşayan halkın genel manada refah düzeyi yüksek ise ekonomik
model başarılıdır denilebilir.

Genç ve dinamik 82 milyon nüfusu ile jeostratejik konumu ile
tarım ve hayvancılıkta büyük potansiyele sahip alt yapısı ile turizm
açısından eşsiz tarihi ve doğal güzellikleri ile bilim ve teknoloji
üretecek akıllı ve zeki genç potansiyeli ile sanayide atılım yapacak
girişimci ruhlu vatandaşları ile bilimi önceleyen, üreten, müreffeh,
güçlü, tam bağımsız Türkiye idealine ulaşılabilecek, üretim odaklı
ekonomik modelleme uygulanacaktır.
Türkiye de temel anlamda var olan, yüksek enflasyon, işsizlik,
yüksek faiz, cari açık sorunları müreffeh bir toplumun oluşmasının
önündeki en büyük iktisadi sorunlardır. Bu sorunlar üretim ekonomisi
modellemesinin hayata geçmesi ile çözülecektir.
Üretim ekonomisi sosyal örgütlenme biçiminde hayata
geçirilecektir.
Türkiye dokuz bölgeye ayrılarak mal ve hizmet üretimi
anlamında bölgesel projeksiyonlar hazırlanacak.
Bölgeler bazında üretilecek olan mal ve hizmet ile alakalı
hazırlanan projeksiyonlar doğrultusunda sektörel bazlı ihtisaslaşmalar
sağlanacaktır.
Bölgeler bazında ihtisaslaşmalar neticesinde sosyal
örgütlenmeler hayata geçirilecek.
Türkiye satında bölgelerdeki sosyal örgütlenmelerin çalışmaları
kendi aralarında sektörel bazlı entegrasyonları sağlanacak.

Dünya çapında mal ve hizmet odaklı stratejik alanlar belirlenip
bu stratejik alanlarda ihracat bağlamında örgütlü bir biçimde ticaret
ağı oluşturulacak.
Cari açık oluşturan ithalata yönelik kalemler yurt içinde üretimi
sağlanmak suretiyle cari açık bir yönüyle düşürülecek.
Yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelmesi ile ilgili siyasal, yapısal
ve bürokratik sorunlar ortadan kaldırılacak.
Yabancı yatırımcıların, Türkiye’deki girişimcilerle birlikte hareket
etmeleri sağlanacak şekilde, devletin kurumları arabuluculuk ve
garantörlük vazifelerini üstlenecektir.