Türkiye, eşsiz tarihi, 110 farklı devlet, imparatorluk ve
medeniyete ev sahipliği yapmış bir ülke ve mükemmel bir kültür-sanat
mirasına ve çok köklü bir kültür-sanat geleneğine sahip bir coğrafya.
Bir ülkenin, muasır medeniyet oluşturma iddiası var ise, bu
iddiasını özellikle kültür ve sanat alanında da gerçekleştirebilmesi
gerekir. Bu manada partimiz, kültür-sanat konusunu sınırlayıcı,
baskıcı, ötekileştirici, yabancılaştırıcı yaklaşımlardan uzak bir şekilde
değerlendirmiştir.
Bu anlamda, öncelikle ülkede, devlet nezdinde tüm paydaşların
katılımlarıyla Kültür-Sanat Konseyi kurulacak.
Bu konseyin; tüm farklı anlayıştaki insanlar bir araya getirilmek
suretiyle, karşıtlık ve çatışma zemininden uzak, halkın değerlerini hiçe
saymaksızın, bilinçsiz, vizyonu dar bir muhafazakarlığa kurban etmeksizin, gerçekten kültür-sanatın toplum inşasındaki önemini
kavramış sanatçılardan kurulacak bir konsey olması sağlanacak.
Kurulacak konsey, çalışmalarında muasır medeniyet ufkumuza
uygun bir biçimde, geleneklerimize bağlı, öz değerlerimizi bilen, kültür
ve sanat anlamındaki zenginliklerimizi gerçek anlamda tanıyan bir
biçimde günümüzün kültür-sanatını şekillendirecek sanatçıların,
sanat üretmelerini kolaylaştıracak politikalar üretilmesine özen
gösterecektir.
Kurulacak olan konsey direk Cumhurbaşkanlığına bağlı olacak,
fakat özerk bir yapısal düzenleme ile çalışmalarını yapacak. Konsey
üyelerinin seçimi, kültür-sanat alanının tüm paydaşlarının katılımları
ile oluşturulacak olan kültür-sanat meclisinin içerisinden, meclis
tarafından oluşturulacak. Meclis, çalışmalarını tamamen bağımsız bir
şekilde yürütecek. Partimizin kültür ve sanat alanındaki bu yaklaşımı ile birçok
yönde de olduğu gibi, sanat alanında da dünyaya örnek olacaktır.
Sanata ve her sanatçıya eşit mesafede olan bir devlet anlayışı
yerleştirilecektir. Kısıtlayıcı, baskılayıcı, ötekileştiren anlayış, diğer
tüm hususlarda olduğu gibi, devletin mekanizmalarında
bulunmayacağı bir anlayış biçimi devletin tüm unsurlarına hâkim
kılınacaktır.