ÇAĞDAŞLIK

ÇAĞDAŞLIK

Uygarlık anlayışımız ve muhafazakarlık çizgimiz ile yaşadığımız çağın gereklerini, insan hak ve özgürlükleri çerçevesinde tüm yurtta yaşamak ve yaşatmaktır. Çağımızda yaşanan adaletsizlik, zulüm, yoksulluk, sefalet, kan ve gözyaşı… ortamının değişmesi manasında, oluşturacağımız muasır medeniyet, yeni bir çağın başlangıcı olup, çağdaşlık bağlamında örnek

oluşturacaktır. Çağdaş kelimesinin anlamı, en kaba tabiri ile, aynı çağda olma durumu olarak tanımlanabilir. Yaşadığımız çağın durumu değerlendirildiğinde, kelime manası bağlamında, çağdaş olmak bizlere zül gelmekte. Sormak isterim; kaç kişi yaşadığı şu çağdaki devletler ile çağdaş olmak ister. Bizlerin bakış açısı, daha önce de belirttiğimiz gibi, muasır medeniyet oluşturmak ile daha adil, daha yaşanası, zulmün, kan ve gözyaşının olmadığı bir dünya oluşması adına örnek teşkil edebilmek üzerinedir. Bu bağlamda, amacımız ve dileğimiz yaşadığımız çağın bir an önce bitmesi ve yeni adil, hakkaniyetli, insanların insanca yaşayabildiği bir çağın oluşmasıdır. Bu bakış açısı ütopyacı bir bakış açısı olmaktan öte, tüm dinamikleri ile değerlendirilip, projelendirilmiş biçimi ile uygulanabilirliği olan, akılcı bir yaklaşımdır ki bizler tarihsel süreciincelediğimizde bunu başarabilecek tarihsel birikime, akla, azme ve kararlılığa sahip olduğumuzu görerek, bu inançla çalışmalarımızı yapmaktayız. Bu anlayış ile yaklaşım geliştirildiği takdirde muasır medeniyet inşa etme bağlamında bu hareket hedeflerine ulaşacaktır.

ÇAĞDAŞLIK

Uygarlık anlayışımız ve muhafazakarlık çizgimiz ile yaşadığımız çağın gereklerini, insan hak ve özgürlükleri çerçevesinde tüm yurtta yaşamak ve yaşatmaktır. Çağımızda yaşanan adaletsizlik, zulüm, yoksulluk, sefalet, kan ve gözyaşı… ortamının değişmesi manasında, oluşturacağımız muasır medeniyet, yeni bir çağın başlangıcı olup, çağdaşlık bağlamında örnek

oluşturacaktır. Çağdaş kelimesinin anlamı, en kaba tabiri ile, aynı çağda olma durumu olarak tanımlanabilir. Yaşadığımız çağın durumu değerlendirildiğinde, kelime manası bağlamında, çağdaş olmak bizlere zül gelmekte. Sormak isterim; kaç kişi yaşadığı şu çağdaki devletler ile çağdaş olmak ister. Bizlerin bakış açısı, daha önce de belirttiğimiz gibi, muasır medeniyet oluşturmak ile daha adil, daha yaşanası, zulmün, kan ve gözyaşının olmadığı bir dünya oluşması adına örnek teşkil edebilmek üzerinedir. Bu bağlamda, amacımız ve dileğimiz yaşadığımız çağın bir an önce bitmesi ve yeni adil, hakkaniyetli, insanların insanca yaşayabildiği bir çağın oluşmasıdır. Bu bakış açısı ütopyacı bir bakış açısı olmaktan öte, tüm dinamikleri ile değerlendirilip, projelendirilmiş biçimi ile uygulanabilirliği olan, akılcı bir yaklaşımdır ki bizler tarihsel süreciincelediğimizde bunu başarabilecek tarihsel birikime, akla, azme ve kararlılığa sahip olduğumuzu görerek, bu inançla çalışmalarımızı yapmaktayız. Bu anlayış ile yaklaşım geliştirildiği takdirde muasır medeniyet inşa etme bağlamında bu hareket hedeflerine ulaşacaktır.