HAK

HAK
İnsanın, insanca yaşama özgürlüğüdür. İnsanın; sosyal, kültürel, inanç
anlamında kendi öz değerleri çerçevesinde yaşayabilmesini ve ekonomik
anlamda temel ihtiyaçlarının karşılanabiliyor olmasıdır.
Hak kavramı temel anlamda bakıldığında devletçilik ilkesi ile bütünlük
içerisinde değerlendirilmesi gereken bir kavramdır. Zira bahsedilen temel
ihtiyaçların karşılanabilmesini sağlayacak dinamikleri devlet oluşturur, kurar,
sevk ve idare eder. Bu anlamda toplumu oluşturan, vatandaşlık hakkını
kazanmış her bir birey ile ilgili yaşamını, değerleri, inançları, sosyal ve
ekonomik ihtiyaçlarını karşılayabileceği ortamın oluşturulması ve bunu
toplumun geneline adilane bir biçimde dağılımının yapılacağı hale
getirilmesini sağlayacak dinamikler devlet tarafından oluşturulur.
Devlet nezdinde durum bu şekilde teşekkül ettirilirken, konunun bireye
bakan yüzü de son derece önemlidir. Defaten vurguladığımız biçimi ile doğru,
dürüst, ahlaklı ve erdemli bireylerden oluşan toplum vurgusu hakça yaşama,
hakka riayet, adaletli dağılım vs. gibi hususlarda hak anlayışının toplum
genelinde oluşmasını sağlayacaktır. Devlet, oluşturduğu mekanizmalar
üzerinden, hak anlayışını yerleştirirken, toplum genelinde oluşacak durumun,
bireyin özel hayatına yansıması manasında, hakka riayet hususunu birey
olarak tam manası ile içselleştirmek ve hayat biçimi haline getirmek esastır.
HAK
İnsanın, insanca yaşama özgürlüğüdür. İnsanın; sosyal, kültürel, inanç
anlamında kendi öz değerleri çerçevesinde yaşayabilmesini ve ekonomik
anlamda temel ihtiyaçlarının karşılanabiliyor olmasıdır.
Hak kavramı temel anlamda bakıldığında devletçilik ilkesi ile bütünlük
içerisinde değerlendirilmesi gereken bir kavramdır. Zira bahsedilen temel
ihtiyaçların karşılanabilmesini sağlayacak dinamikleri devlet oluşturur, kurar,
sevk ve idare eder. Bu anlamda toplumu oluşturan, vatandaşlık hakkını
kazanmış her bir birey ile ilgili yaşamını, değerleri, inançları, sosyal ve
ekonomik ihtiyaçlarını karşılayabileceği ortamın oluşturulması ve bunu
toplumun geneline adilane bir biçimde dağılımının yapılacağı hale
getirilmesini sağlayacak dinamikler devlet tarafından oluşturulur.
Devlet nezdinde durum bu şekilde teşekkül ettirilirken, konunun bireye
bakan yüzü de son derece önemlidir. Defaten vurguladığımız biçimi ile doğru,
dürüst, ahlaklı ve erdemli bireylerden oluşan toplum vurgusu hakça yaşama,
hakka riayet, adaletli dağılım vs. gibi hususlarda hak anlayışının toplum
genelinde oluşmasını sağlayacaktır. Devlet, oluşturduğu mekanizmalar
üzerinden, hak anlayışını yerleştirirken, toplum genelinde oluşacak durumun,
bireyin özel hayatına yansıması manasında, hakka riayet hususunu birey
olarak tam manası ile içselleştirmek ve hayat biçimi haline getirmek esastır.